UI/UX Danışmanlık

Teklif İsteyin:    +90.555.515.9839      info@peaktasarim.com

Son zamanlarda kullanılabilirlik, kullanıcı deneyimi gibi tanımlar ara yüz tasarımının yanında sıkça telafuz edilmeye başlandı. Peki UX, UI, Usability, ID gibi kodlarla süslenen mesleki hayatımızda, aslında neyin ne olduğunu ne kadar biliyoruz? Projelerde süreçler, beklentiler ve çözümler ne şekilde olmalı ya da olmamalı bir göz atalım isterim.

Öncelikle çoğu kişi -ki bunların içerisinde sektör profesyonelleri de var – UX ile UI’ın aynı şey olduğunu düşünüyorlar. Öncelikle bu tanımlara bir açıklık getirmekte fayda var.

UX = User Experience = Kullanıcı deneyimi.

UXD= User Experience Design-er = Kullanıcı deneyimi tasarımı ya da tasarımcısı.

UI = User Interface = Kullanıcı arayüzü, ya da kısaca arayüz.

ID = Interaction Design = Etkileşim Tasarımı.

IA = Information Architecture = Bilgi Mimarisi.

Usability = Kullanılabilirlik.

Genel olarak kavramlara hakim olduktan sonra beklentiler ve süreçlerin içeriğinden söz etmekte fayda var. Bu noktada önce ve ilk olarak bilinmesi gereken olgu, UX’in UI olmadığı gerçeği ile yüzleşmek.

Basitçe tanımlamak gerekirse, UI somut olarak ortaya bir arayüz tasarımı koyarken UX mevcut proje ile ilgili, çözüme giden yolu belirleyecek stratejiyi ortaya çıkaran soyut bir tasarım olarak kabul edilebilir.

Bu soyut stratejiler arayüz tasarımcıları elinde somut hale gelerek hayata geçerler. Aslında UX Designer’lar, yani Kullanıcı Deneyimi Tasarımcıları bulundukları katman ve uzmanlık alanları kritik bir noktada olmasına rağmen aslında görsel tasarımcılar gibi ortaya bir tasarım koymazlar.

Ancak bazı UX uzmanları tasarım kökenli olduğundan ya da bu işler içinde uzun süre yoğrulduklarından, düzgün bir estetik anlayışa sahip olabilir, ve tasarımcılara ışık tutacak yorumlarda bulunabilirler.

UX tasarımı hangi konu başlıklarını içerir, ancak yaygın kanıya göre UX konusu kurum ya da müşterilerce nasıl algılanır sorusuna yanıtı aşağıdaki tabloda net olarak görmek mümkün.

uxrole

Arayüz tasarımının (UI), kullanıcı deneyimi tasarımının (UX) en büyük parçalarından biri olduğu bir gerçek. Ancak UI kesinlikle UX olarak algılanmamalı, ya da tam tersi şekilde.

Öte yandan UX’i bir kullanıcının tam olarak memnuniyetini sağlama stratejilerini oluşturmak olarak da tanımlamak mümkün. Bu detayı unutmamak ve uygulanabilir hale getirmek gerekiyor.

UX konusunda uzmanlardan biri olan Dan Willis ise UX’i ve vazgeçilmez elementlerini şu şekilde tanımlamış.

uxprob

İyi bir UX Çalışması Başarılı Bir Arayüzün Anahtarı

Başarılı bir projeye imza koymak için ise aşağıdaki gerekliliklerin ne kadar sağlandığına bakmak gerekiyor. Bu maddeler uygulanarak hazırlanan projelerin, geleneksel yöntemlerle hazırlanmış olanlara göre başarı oranı daha yüksek olacaktır.

Varsayılan problemlerinin,  kullanıcı / pazar / persona araştırma yoluyla tespit edilmesi.

Sorun çözülene ve akış şemasında tek bir pürüz ve problem kalmayana kadar  tekrarlanan, kullanıcı akışları ve senaryolar.

Problemlere yönelik varsayımları, hızlı ve sonuca ulaşan testler ile çözüp temizleme.

Bilgi mimarisi oluşturulurken, site ya da ürünün mantıksal akışında kırılmalara sebep olabilir, bu duruma hazırlıklı olmak ve düzeltmek.

Wireframe, skeç ve taslak çizimlerinin yapılması.

Gerçek arayüz tasarımına geçmeden, taslak tasarım ve prototipler ile gerçekleştirilecek testler ve deneyler.

Site ya da ürünün Kullanılabilir olduğunu defalarca net şekilde kanıtlayan bu çalışmaların somut verileri ışığında hazırlanacak arayüz tasarımı.

Bir siteyi tasarlarken bu yollardan geçmenin kişisel olarak hem sizi hem de projeyi başarıya taşıması çok muhtemel. Tüm detayları en ince şekilde düşünülerek kurgulanmış bir işin tasarımcıya gelmesi, o arayüzü tasarlayacak tasarımcı içinde büyük bir zevk şüphesiz.

Biz Ne Yapıyoruz?

Elbette bu kavramlar henüz çok yeni, yavaş yavaş yerleşiyor, sindiriliyor. Ancak ülke olarak bu gibi işi tam anlamıyla gelişterecek, kalitesini artıracak ve başarıya taşıyacak olguları çok hızlı kabullendiğimiz söylenemez.

Biz tasarımcılar yıllar sonra bir tasarımcının aktif olarak kod yazmaması gerektiğini, bunun için frontend ekiplerinin varlığının bir ihtiyaç olduğunu, henüz sindiren bir sektörün çalışanlarıyız. Hala iş ilanlarında her şeyden anlayan adamlar revaçtayken, teyze-dayı oğluna sayfa yaptıran, 500 dolara site yaptırıp, 5000 dolara dağılan sitesini toplatamayan bir de müşteri grubumuz var. Sitenin rengi ve görsel tarzına bile özgürce karar veremiyorken, genel olarak tasarımı ve senaryoyu baştan sona etkileyecek bir UX deneyimini hangi kurum/müşteri, -bir de üzerine bolca para ödeyerek yaşamak ister bir fikrim yok.

Ancak “Erken kalkar yol alır” atasözü bizim sektör için en çok bu konuda belirleyici olacak diye düşünüyorum. Yukarıda, ilk bölümdeki kavramlar konusunda kendini eğitip geliştiren, profesyonel anlamda bu işe gönül verenlerin, ilerleyen zamanlarda sektördeki önemli bir açığı kapayacağı kanısındayım.

Steve Job’sun meşhur lafı ile bu çok geniş ve kapsamlı olan, sadece basit bir giriş yapmaya çalıştığım yazıyı sonladırmak isterim.“Tasarım, nasıl göründüğü ile değil, nasıl çalıştığı ile ilgilidir.”

İLETİŞİM

Aşağıdaki formu kullanarak bize ulaşabilirsiniz.

Sending

©2018 Peak Tasarım Atölyesi.

Tasarım || Yazılım || Mimari

Giriş

Forgot your details?